2009-04-20 Milli Gazete

Doç. Dr. Mete Gündoğan
Mavi Altın
Bildiğiniz gibi, her zaman endişeyle bahsettiğimiz iki tehlikeden biri küresel finansal kriz, diğeri de küresel iklim değişikliğidir. Küresel iklim değişikliği, insanoğlu için hayati öneme sahip olan su kaynakları sıkıntısını oluşturmaktadır. Bu durumun da gelecekte yaygın su savaşlarına sebep olacağını biliyoruz.


Aslında su savaşları çoktan başlamış da bizim kamuoyunun birincil önceliğinde olmadığı için pek dikkat çekmemiş! Bu yazımda ve bundan sonraki yazılarımda bu hayati konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.


Bugün dünyada yaklaşık 2.5 milyar insan içilebilir suya ulaşamıyor. Evlerine kadar gelen borulardan, çeşmelerden değil de sağda solda oluşmuş birikintilerden, göletlerden, kuyulardan veya akan sulardan hayvanlarla birlikte ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlar.


Borularla evlerine kadar gelip de çeşmelerden su ihtiyaçlarını gideren yaklaşık 1.5 milyar insanın kullandığı sular ise sağlıklı değil. Gerek kimyasal atıklar, gerek hormonlar, gerek kozmetikler, gerek çeşitli eczalar, gerek tarımsal ilaçlar ve gerekse diğer atıklar sebebiyle kullanılan su kirletilmiş durumdadır.


Özetle, hâlihazırda dünya nüfusunun yarısının içilebilir sağlıklı suya ulaşma sorunu vardır. Dünyadaki hemen hemen her iki kişiden birinin tükettiği su sağlıksızdır.


Bugün, suyun p`i tarımda, `si endüstride ve `u da insanların kullanımında tüketilmektedir.


Cenab-ı Allah dünyamızda çok güzel bir denge kurmuştur. Dünya yüzölçümünün yüzde 71`ini denizler, yüzde 29`unu karalar oluşturur. Denizlerde buharlaşan sular tertemiz bir şekilde bulutlarla karalara taşınırlar. Bulutlardan akan ve yerin altından gelen sular çeşitli şekillerle tekrar denizlere ulaşırlar. Bu arada geçtikleri her yere hayat verirler. İnsanların kullanımına arz edilirler. Bu su tertemiz bir şekilde insanlara bir nimet olarak `bedava` verilmiştir.


Ancak bu nimet, önce kısıt haline akabinde de hemen bir ticari mal haline halihazırda getirilmiş durumdadır. Bunun doğal bir sonucu olarak da pazar kavgaları ve pazar kavgaları da savaşları beraberinde getirecektir.


Dünyada birkaç dev şirket suyu ticari bir mal olarak kullanmakta ve milyarlarca dolar para kazanmaktadır. Tıpkı petrolde olduğu gibi suda da küresel karteller oluşmaktadır. Nasıl petrol `siyah altın` olarak anılıyorsa, bugün su da `mavi altın` olarak anılmaktadır. Nasıl ki `siyah altın` kartelleri bugün artık hükümetler devirebiliyor ve savaşlar çıkartabiliyor ise `mavi altın` kartelleri de aynı yoldadırlar. Aynı şekilde güçlenmektedirler.


Bugün dünyada suyu ticari mal olarak işleyen küresel şirketlerin öncüleri; Thames Water, Vivendi ve Suez şirketleridir. Bu şirketlerden biri İngiliz, diğerleri Fransız şirketleri gibi görünse de uluslarüstü ve küresel yapıda olduklarını unutmamak gerekir. Bunların ortak olduğu, desteklediği, ilişkiler içerisinde olduğu daha yüzlerce şirket var.


Tabi bunların yanında CocaCola, Pepsi, Nestle vb. gibi büyük miktarlarda temiz suyu kullanıp meşrubat olarak satan şirketleri de unutmamak gerekiyor. Çünkü en büyük hammaddeleri su ve onu da yok pahasına ediniyorlar!


Gelişmekte olan ya da fakir olan ülkelerde bu şirketler su kaynaklarını halihazırda ele geçirmiş durumdadırlar.


Nasıl mı?


Tabi ki özelleştirme başta olmak üzere değişik bir çok vaat ve kandırmacalar ile!


Evet şimdilik bu kadar.


Başıma bir iş gelmez ise bundan sonra da bu konuya devam edeceğim ve sonuna kadar gideceğim. Çok ilginç şeyler oluyor.


haber ekleyen: ABDULLAH ÇAVUŞ okunma:219


ZİYA BEY CADDESİ 22. SOK NO : 8 / 2 BALGAT / ANKARA

TEL : 0312 287 28 88 - FAKS : 0312 287 80 69

info@suhavzalari.org